Sana en son ne zaman bir yazi ya da mektup halinde bir sey yadim hatirlamiroyum. Arada sirada yazilan ve soylenen seylerin ortasinda varisn, olmasanda, ismin gecmesede. Ki muhakkak. Ki en cok be hep. Zaten sen degil misin bana yazmayi ve icimdeki seyleyi yazaraj disari cikartmayi ogreten? Ve bi derecede olsa kenidimi rahatlatmayi saglayan? Hicbir zaman seni ne derece korkunc ve deli gibi sevdigimi bilmeyeceksin. Botun soylenen ve aranizda gecen o anlamsiz sozler bizim uzerimize golge dusurecek. Maalasef. O cocuksu ve tecrubesiz tavirlar, soylentiler ve kelimeler sana olan sevgi, saygi ve ozlemi gormene engel olacak. Biliroyum. Bana inanmayacaksin. Gerekte yok buna. Sen zaten aska ve bir insani bu dunyadaki herseyden cok sevmeye inanmiyursun. Illa da herkes heseye inanacak diye bir sey yok. Senin icinde bu turlu seylerden biri asktir. Yaklasik bes yil onceki o cok soguk kis gununden itabaren seni hep daha da artarak sevmeye calistim. Aramizdaki gecmeyen hic bir seye karsi, bu cok agir ve zor. Ama ben o kilise olan soze gore zor olan seyleri daha cok seviyorum. Her gun daha oncekine gore daha cok ve daha da diri. Her gecen yil daha da samimi ve kalpten. Inan ya da inanma, bu senin tercihin. Umrumda degil. Benim elimden gelen hep ve daha da artarak seni sevmek. Benim hayatim iki tane donemi vardir. Seni sevmedigim ve seni sevdigim donemler. Bu cok pis ve kotuluk dolu hayatta birk ben hayatimi ucuz insane hevesler yerine insan ve insnai sevmeye dayanarak konusayim. Son zamanlardaki yazdigin ve duydugum kadariyla hayatin guzel ve hos bi bicimde devam ediyur. Sunu bilmeni isterim ki, ben hayatimda hickimseyi senin gibi sevmeyecek ve hickimseye sana baktigim gibi bakmayacagim. Bu belki de hayatim son donemindeki aci ve tatsiz bir sekil almasina sebep oldu. Ama merak etme. Bunlarin hepsi gecici. Geride sadece bir iz kalacalk bizden belki o bile kalmayacak. Diger insanlarla konusacak ve soylecegim cok sey yok. Insanlarin sozelri ve fikirleri hep berbat ve garip bir aptallikla cevrilmis durumda. Isten cikdigim gunden itaberen sadece kitap okuyup ve film izliroyum. Bi de tabi arka arkaya bosalan sigara paketleri var. dunyanin en ucuz ve lezzetlei seyi. Mukkemmel bir icat. Seni ne zaman en son gormusum? Hatilrlamakta zorluk cekiroyum. Seninle en son ne zaman konustum? Inan bilmiroyum. Zaten benim seni digger insanlar gibi kiyafet icinde ya da is yaparken gormek ve konusmak istemiroyum. Belki de bu dunya istedigim tek bir sey vardir. Umuudum. Ruyam. Arzum. Seninle bereber bi gece sabaha kadar beraber olmak. Sabahlar kadar o kirmiz dudaklarin opmek ve o guzel beyaz tenini koklamak. Seni sahiplenmek.  Bir kac saaetlinde olsa. Az. O genc, guzel ve sert goguslenin agzima alarak tadini tadmak ve bilmek. Ve elimin bacagini ortasinda dolandirmak. Sen ter icindeyken o ates ve sehvet dolu gozlerin bakmak. Anlina yapisan saclarini gorerek diliye donmak. Gozlerinde yas gelene kadar seninle sevismek. Butun vucudum senin dudaklarinin kirmizi iziyle kan ve yara gibi bir hal almasi. Senin bedenin benim elimin altinda olmasi. Gozlerinden yas gelene kadar ve benim nefessiz bir sekilde halden gitmeme kadar. Sana asik miyim yoksa nefret dolumuyum bilmiroyum. Bilmeyecegim de zaten. Ve hep bu askiyla nefret arasinda gidip gelcegim. Bitti. Yazildiysa bitti. Ama belli ki biz yazilmamisiz. Sen yazilmissin. Ben yazilmisim. Ama biz. Yok. Aramizdaki duvari hic eritmeyecegim. Sen beni hic opmeyeceksin. Ama ben senin dudaklarini hep izleyecegim. Sevdiklerin hep seninle olsun…